Graffiti sanatinin iki farkli cikisi anlatiliyor..Birincisi; (Amerika)
Graffiti 60'li yillarda iki ayri grup tarafindan kullanilan bir
yöntemdi. Politik gruplar görüslerini belirtmek için, sokak çeteleri
ise hükmettikleri bölgeleri belirleyip herkese duyurmak için sokak
duvarlarina imzalarini birakmaya basladilar. Coolbread ve Cool Earl
adinda iki genç isimlerini duyurmak ve kamuoyunda ilgi çekmek için
bombing (bombalama) diye de bilinen sehrin tüm duvarlarina isimlerini
yazma islemini ilk uygulayan iki kisi. Graffitinin sehir duvarlarindan
metrolara, yani underground'a inmesi TAKI-183 takma adiyla taninan
Yunanli bir gencin oradan oraya haber tasirken sprey boyalarla
metrolarin üzerine adini yazmasiyla baslamis. TAKI bu gencin adi yerine
kullandiği bir kisaltma, 183 ise yasadiği caddenin adiymis. Çoğu metro
istasyonunda rastlanan bu ad herkesin ilgisini çekmis. Benzerleri olan
JULIO 204, FRANK 207 ve daha birçoğu metrolara isimlerini ilgi çekecek
sekilde yazmaya baslamislar. Bu isimler çoğaldikça, rekabet ortaminin
zorunluluğu olan farkli olarak öne çikma arayislari da baslamis. En
ilgi çekici, en renkli yazi biçimini kullanarak adini yazma uğrasi
ortaya yepyeni stiller çikarmis. Ve böylece tag adi verilen graffiti
yazari imzasina semboller, ilgi çekici resimler eklenmeye baslamis.
Zamanla kullanilan harflerin boyutlari büyümüs, harflerin içi
desenlerle süslenmeye baslanmis, yaraticilik sinir tanimamis. İkincisi;
(Almanya) 2.dünya savaşından sonra dogu bloku belirlemek için yapilan
berlin duvari, uzun süre insanlar üzerinde özellikle dogu almanya halkı
için bi baskı olmuştur. 1970lerin basında protest amacıyla ghetto
insanları çeşitli yazılar yazmaya başladı. Yazıların amacı sadece
mevcut düzene başkaldırma idi, yani hiç bi sanat ruhu taşımıyodu.
80'lerde graffiti kültürü gelişmeye devam etti, artık insanlar sadece
mesaj vermek verine görselligede onem veriolardı,berlin ve münih
graffiti sanatçıları(writer) bu konuda cok uzmanlaştılar. Şehrin her
yerini kafasina göre boyayan bu anonim sanatçilar medyanin da ilgisini
çekmis çekmesine ama haklarinda en fazla bir iki yazi yazilmis,
geçilmis. Graffiti bir üniversite öğrencisinin ilgisini çekene kadar,
underground sanatçilar tarafindan icra edilmeye devam edilmis. Hugo
Martinez adli öğrenci, graffiti'deki potansiyeli fark edip, United
Graffiti Artists derneğini kurmus ve graffiti örneklerini bir sergide
sanatsever kitlelere sunmus